EKRAN BAĞIMLILIĞI: DİKKATİN YAĞMALANMASI

İnsanlığın Son Doğal Kaynağı: Dikkat

Dünya tarihi boyunca güç mücadeleleri hiç eksik olmadı.

Bir dönem topraklar için savaşlar yapıldı.

Daha sonra altın, gümüş ve değerli madenler stratejik kaynak hâline geldi.

Sanayi çağında kömür ve petrol dünyanın kaderini belirledi.

Yakın geçmişte ise veri, yeni çağın en değerli varlığı olarak görülmeye başlandı.

Fakat bugün sessizce büyüyen çok daha önemli bir mücadele var.

Şimdi ise tekno kapitalizm şirketler ve onların geliştirdiği algoritmalar insanın toprağına, petrolüne veya parasına değil; doğrudan dikkatini sömürüyor.

Dijital çağın en değerli kaynağı insanın dikkat özelliğidir.

Şunun altını özellikle çizmek gerekir ki; milyarlarca dolarlık teknoloji şirketlerinin öncelikli amacı insanlara bilgi vermek değildir.
Asıl amaçları, insanların dikkatini mümkün olduğunca uzun süre kendi platformlarında tutabilmektir.

Çünkü dikkat artık ekonomik bir değerdir.

Dikkat para üretmektedir.

Dikkat reklam üretmektedir.

Dikkat veri üretmektedir.

Dikkat güç üretmektedir.

Bu nedenle modern dünyanın en büyük rekabetlerinden biri insanın dikkatini ele geçirme yarışıdır.

Esasında sosyal medya şirketleri zamanımızı değil, dikkatimizi satın almaktadır.

Çünkü zaman tek başına bir şey ifade etmez.

Önemli olan insan zihninin nereye yöneldiğidir.

Bir insanın dikkatini ele geçirebilirseniz, zamanını da etkilersiniz.

Düşüncelerini de etkilersiniz.

Tercihlerini de etkilersiniz.

Alışkanlıklarını da etkilersiniz.

Hatta zamanla dünya görüşünü bile etkileyebilirsiniz.

İşte tam bu nedenle ekran bağımlılığı yalnızca bireysel bir alışkanlık problemi değildir.

Aynı zamanda küresel ölçekte yürüyen devasa bir dikkat ekonomisinin sonucudur.

Sosyal medya platformlarında gördüğümüz birçok özellik tesadüfen ortaya çıkmış değildir.

Sonsuz kaydırma sistemi…

Bildirimler…

Beğeni sayıları…

Takipçi istatistikleri…

Önerilen videolar…

Otomatik oynatma sistemleri…

Bunların tamamı insan psikolojisinin nasıl çalıştığı üzerine yapılan uzun araştırmaların sonucunda geliştirilmiştir.

Amaç kullanıcıya daha iyi bir hayat sunmak değildir.

Amaç kullanıcının platformda daha uzun süre kalmasını sağlamaktır.

Çünkü platformda geçirilen her dakika ekonomik değere dönüşmektedir.

Bu nedenle günümüzde ekran bağımlılığını yalnızca irade eksikliği olarak açıklamak doğru değildir.

Karşımızda milyarlarca dolarlık bütçelerle çalışan ve insan davranışlarını inceleyen devasa sistemler bulunmaktadır.

Bir tarafta insanın iradesi vardır.

Diğer tarafta ise milyonlarca insanın davranışlarından öğrenen algoritmalar vardır.

Mücadele artık eşit şartlarda gerçekleşmemektedir.

İşte bu yüzden birçok insan telefonunu eline yalnızca birkaç dakika bakmak amacıyla alırken saatler sonra hâlâ ekran karşısında olduğunu fark etmektedir.

Çünkü mesele yalnızca teknoloji kullanımı değildir.

Mesele dikkatin sistemli şekilde yönlendirilmesidir.

Daha da önemlisi, dikkat yalnızca ekonomik bir mesele değildir.

Aynı zamanda psikolojik ve kültürel bir meseledir.

En önemlisi, insanın hayatını şekillendiren şeylerden biri de dikkatini nereye verdiğidir.

Neye dikkat ediyorsak zamanla ona dönüşmeye başlarız.

Neyi sürekli izliyorsak zihnimiz onunla şekillenir.

Neyi sürekli düşünüyorsak karakterimiz onun etrafında oluşur.

Bu nedenle dikkat aslında insanın hayat enerjisidir.

Dikkatini kaybeden insan yalnızca zaman kaybetmez.

Odaklanma yeteneğini kaybeder.

Derin düşünme becerisini kaybeder.

Sabır kapasitesini kaybeder.

Tefekkür yeteneğini kaybeder.

Hatta bazı durumlarda kendisiyle baş başa kalabilme becerisini bile kaybedebilir.

Belki de modern çağın en büyük problemlerinden biri budur.

İnsanlık tarihin hiçbir döneminde bu kadar fazla bilgiye ulaşamamıştı.

Fakat yine insanlık tarihin hiçbir döneminde bu kadar dağınık bir dikkat yapısına sahip olmamıştı.

Saatler boyunca içerik tüketebilen insanlar bazen birkaç sayfalık bir kitabı okumakta zorlanıyor.

Dakikalar boyunca kısa videolar izleyebilen insanlar bazen birkaç dakika boyunca sessizce düşünemiyor.

Bilgi artıyor.

Fakat derinlik azalıyor.

İletişim artıyor.

Fakat tefekkür azalıyor.

Bağlantılar artıyor.

Fakat dikkat parçalanıyor.

İşte bu nedenle geleceğin en önemli meselelerinden biri yapay zekâ olmayabilir.

Robotlar olmayabilir.

Hatta veri savaşları bile olmayabilir.

Belki de geleceğin en önemli savaşı insanın kendi dikkatini koruma savaşı olacaktır.

Çünkü dikkat yalnızca ekonomik bir kaynak değildir.

İnsanın özgürlüğünün de temelidir.

Dikkatini yönetemeyen insan zamanını yönetemez.

Zamanını yönetemeyen insan hayatını yönetemez.

Hayatını yönetemeyen insan ise başkalarının yönlendirdiği bir dünyanın içerisinde yaşamaya başlar.

Bu nedenle ekran bağımlılığına yalnızca teknoloji problemi olarak bakmak büyük bir eksikliktir.

Karşımızda aynı zamanda bir dikkat krizi bulunmaktadır.

Belki de bugün sormamız gereken asıl soru şudur:

Çocuklarımızı ve gençlerimizi ekranlardan nasıl uzaklaştıracağız?

Değil.

İnsanlığın son doğal kaynağı olan dikkatimizi nasıl koruyacağız?

Çünkü gelecekte en zengin insanlar en fazla paraya sahip olanlar değil, dikkatini koruyabilenler olacaktır.

Saygılarımla

Taşkın Koçak

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir