Anthropic’in raporu ve kendi işletme deneyimimden
Bir ürünün bilgisi değişiyor. O ürün onlarca internet sitesinde yayındaysa, aynı değişikliğin onlarca yerde yapılması gerekiyor. Bugün bu işi yapay zekâ ajanlarına dağıtıyorum. Bir grup ajan siteleri güncellerken başka ajanlarla iki ayrı yazılım geliştiriyorum. Bunlar birkaç ekranla biten basit programlar da değil. Aynı sırada sosyal medya hesaplarımızı da ajanlar yönetiyor.
Bütün bu işler aynı anda ilerlerken benim önümde başka sorular var. Yeni bilgi nereden alınacak? Hangi sitelerde yayımlanacak? Bir sitedeki güncelleme tamamlanmazsa kim haberdar olacak? Fiyat değiştiğinde müşteriye dün gönderdiğimiz teklif ne olacak?
Son soru, yaptığımız işin nasıl değiştiğini çok iyi anlatıyor. Bir fiyatı onlarca sitede değiştirmek dakikalar sürebilir. Fakat eski fiyatla teklif verdiğimiz müşteriye ne söyleyeceğimizi belirlemek için satışın, stok durumunun ve müşteriye verdiğimiz sözün birlikte düşünülmesi gerekiyor. Ajanlar birbirinden farklı işleri aynı anda yürüttüğünde, yıllardır insanların kendi arasında çözdüğü meseleleri açıkça tarif etmek de bizim işimiz hâline geliyor.
Anthropic’in raporunu okurken bu yüzden özellikle bir rakama takıldım. Benim kendi işletmemde gördüğüm değişim, orada şirketin toplam mesai hesabına yansımıştı.
Bir şirketin mesai hesabı nasıl değişti?
Anthropic’in 16 Ekim 2026’da yayımladığı araştırmaya göre, Mart 2026’da otonom ve etkileşimli Claude ajanlarının toplam çalışma süresi, şirket çalışanlarının tahmini mesaisini ilk kez geçti. Ağustos’a gelindiğinde yalnızca çalışanların yönlendirdiği etkileşimli ajanların toplam çalışma süresi bile tahmini insan mesaisinin yaklaşık altı katına ulaştı. Mart’taki eşik iki ajan grubunun toplamına, Ağustos’taki oran ise etkileşimli ajanlara ait. Şirket, insan mesaisini çalışan başına haftada 40 saat varsayarak hesaplamış. www.anthropic.com
Bir insanın bir saati içinde üç ajan birer saat çalıştığında, toplamda üç ajan saati ortaya çıkıyor. Altı katı böyle okumak lazım. Aynı süreye daha çok iş sığdırabiliyoruz. Ama o işlerin birbirini nasıl etkileyeceğine karar verecek insanın günü hâlâ aynı uzunlukta.
Bir işletmede bunun neye benzediğini düşünelim. Depoda 500 ürün var. İki ajan aynı anda stok kaydına bakıp iki müşteriye ayrı ayrı 300 adetlik teklif hazırlıyor. İki teklif de hazırlanırken elde yeterli stok görünüyor. İki müşteri de kabul ettiğinde ise elimizde iki söz ve birini tam karşılamaya yetmeyen mal var.
İşin püf noktası burada. Stok teklif hazırlanırken mi ayrılacak, müşteri kabul ettiğinde mi? İki talep aynı anda gelirse öncelik kimin olacak? Ajanlara görev vermeden önce işletmenin bu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Çünkü herkes kendi işini doğru yaptığında bile işin bütünü aksayabilir.
Meta Work büyüdükçe insanın mesaisi nereye gidiyor?
Anthropic, ajanlara talimat yazmak, bir ajanın ürettiği işi diğerine inceletmek ve işlerin nerede takıldığını takip edecek düzeni kurmak gibi çalışmalara meta work diyor. Ben bunu kendi işimde şöyle tarif ediyorum. İşin nasıl yürüyeceğini kurmak ve yürüdükçe o düzeni iyileştirmek.
Araştırmada bu işlerin, ortalama bir çalışanın etkileşimli Claude oturumları içindeki tahmini payı 2025 sonbaharında yüzde 10 iken 2026 ilkbaharında yüzde 22’ye çıkmış. Hesap, 2.000 kısa oturum özetinin otomatik olarak sınıflandırılmasına dayanıyor. Aynı rapora göre teknik olmayan ekiplerde bile çalışanlar, ajanlarının bu oturumlarda ürettiği bütün metinleri baştan sona okumaya kalksa, dakikada 250 kelimelik okuma hızıyla iş haftalarının yarısından fazlasını buna ayırmaları gerekebilir. www.anthropic.com
Bir yönetici önüne gelen her çıktıyı baştan sona okuyacaksa, işler ajanların önünden kalkar, yöneticinin önünde birikir. Bizim işimizde onlarca site güncellendiğinde benim tek tek o siteleri açmamın anlamı ne? Hangi sitelerin güncellendiğini, hangilerinde işlemin yarım kaldığını ve hangisinin kararımı beklediğini bir bakışta görebilmeliyim. İnsan dikkatini gerçekten karar gereken yere ayırmanın yolu bu.
Bir de işin şu tarafı var. Ajanlara işletmenin kurallarını tarif etmeye başlayınca, bazen ortada tarif edilecek ortak bir kural olmadığını fark ediyoruz. Satışçı bir türlü, depo başka türlü çalışıyor. İkisi de kendi açısından haklı. Yıllardır aradaki farkı, birbirini tanıyan insanların açtığı bir telefon kapatmış. O telefonun hangi durumda ve niçin açıldığını tarif edebildiğimizde, aslında işletmenin nasıl ayakta durduğunu da daha iyi anlıyoruz.
Ajanlar bir bölümden diğerine iş devretmeye başladığında
Bugün bir yazılımcı ajana kod yazdırıyor, satışçı teklif hazırlatıyor, sosyal medya ekibi içerik ürettiriyor. Bana kalırsa asıl değişim, bir ajanın bitirdiği iş başka bir bölümde kendiliğinden yeni bir iş başlattığında gelecek.
İhracattan örnek vereyim. Müşteri teklifi kabul ettiğinde sipariş açılıyor. Aynı ürün bilgileri depoya gidiyor, paketleme listesi ve ticari fatura taslağı hazırlanıyor. İşler yolunda görünürken müşteri bir kalemin miktarını değiştiriyor. Satışçı siparişi güncellediğinde depo eski miktarla hazırlığa devam mı edecek? Fatura taslağı yeniden mi hazırlanacak? Yükleme planı yapıldıysa lojistik ekibi değişikliği nereden öğrenecek?
Yazılımda da aynı mesele karşımıza çıkıyor. İki ayrı program geliştirirken bir ajana kod yazdırabiliyor, bir başkasına test yaptırabiliyorum. Fakat bir değişikliğin testi geçtiğinde hâlâ şu kararı vermek gerekiyor. Bu değişiklik şimdi kullanıma açılabilir mi? Başka bir ekibin dayandığı işleyişi değiştiriyor mu? Ajanlar geliştirme işini hızlandırdıkça bu kararları daha sık, bazen birkaç iş için aynı anda vermek gerekiyor.
Ben Meta Work’ün özellikle bu devir noktalarında büyüyeceğini düşünüyorum. Bir işletme bugün nereden başlayacak diye sorarsanız, müşteri teklifinin siparişe dönüşmesi gibi başı sonu belli bir işi seçerim. Satışçıyla, depocuyla, muhasebeciyle oturur, hangi kaydın esas alınacağını, ajanın nerede duracağını ve kimin karar vereceğini belirlerim. Sonra sonuca bakarım. Sipariş değiştiğinde depo daha erken haberdar oluyor mu? Müşteriye verdiğimiz sözü daha iyi tutuyor muyuz? Ajanın çalıştığı saat, ancak bu sorulara verdiğimiz cevapla işletme açısından anlam kazanıyor.
İlk işi ajana verirsek yarının ustası nerede yetişecek?
Anthropic büyürken teknik işe alımlar içinde giriş seviyesinin payı, 2025 başından itibaren yüzde 27’den yüzde 9’a gerilemiş. Teknik departmanlardaki çalışanlar içinde giriş seviyesinin payı da yüzde 21’den yüzde 14’e düşmüş. Bu rakamlar tek bir şirketin işe alım ve çalışan yapısını gösteriyor. Düşüşte yapay zekânın payını ayrıca ölçmek gerekiyor. Yine de işveren olarak benim aklıma gelen soru şu. Bugün ilk işleri ajanlara veriyorsak, yarın o işleri yönetecek insanı nerede yetiştireceğiz?
Bir genç ilk teklifini hazırlarken fiyat yazmanın yanında başka şeyler de öğrenir. Depoya iner, sistemde görünen ürünün neden o gün sevk edilemeyeceğini sorar. Üretimciyle konuşur, müşterinin istediği ölçünün teslim tarihini niçin değiştirdiğini anlar. Bir gün müşteri siparişini değiştirir ve genç o değişikliğin satıştan depoya kadar kimleri ilgilendirdiğini işin içinde görür. Yıllar sonra başkasının gözünden kaçan ayrıntıyı fark etmesini sağlayan tecrübe böyle birikir.
Türkiye’de stajı ve ilk iş deneyimini bu gözle yeniden düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Ajan teklifi hazırlasın. Genç o teklifi satışçıyla incelesin, depodaki kayıtla karşılaştırsın, müşterinin istediği değişikliğin üretime ve sevkiyata ne yapacağını anlatsın. Sonra teklifin bir bölümünü bizzat üstlensin. Tecrübeli çalışan da ona yalnızca doğru cevabı vermekle kalmasın, o cevaba nasıl vardığını işin başında göstersin.
Üniversitelerde gençlere sık sık şunu soruyorum. “Bu çıktıyı, araç kapalıyken açıklayabiliyor muyum?”
Şimdi aynı sorunun işverene düşen bir tarafı var. Ajanların yürüttüğü işi yarın bir gence emanet edeceksek, o gence bugün hangi gerçek işi veriyoruz?
Taşkın Koçak
Kaynak — Anthropic, How employment is changing at Anthropic, 16 Ekim 2026
