Robot İmam Ne Demek?
Robot imam denince herkesin zihninde metal bir beden, camide namaz kıldıran ve hutbe okuyan bir makine canlanıyor. Hayır böyle bir imamdan söz etmiyoruz.
Bizim kastettiğimiz robot imam şudur:
Dinin kaynaklarını, fıkhını, hadis külliyatını, tefsir hafızasını, tarihî içtihatları, mezhep farklılıklarını, ahlakî ilkeleri, güncel hayatın sorularını aynı anda tarayan, sınıflayan, ilişkilendiren, hatta riskli alanlarda “uyarı veren” bir yapay zekâ rehberliği.
Yani “imamın yerine geçen” değil;
İmamın yükünü hafifleten, hatayı azaltan, bilgiye erişimi hızlandıran, ilmi disipline eden yardımcı bir destekçi akıl.
Dijital Vaaz Ne Demek?
Günümüz vaazı genelde tek yönlüdür:
Minber veya kürsi konuşur, cemaat dinler. Süre biter, herkes dağılır.
Dijital vaaz ise çok katmanlı:
– İnsanın yaşına, eğitimine, zihinsel, kültürel ve psikolojik dünyasına göre dili ayarlaylar,
– Aynı konuyu birine ilmihal, hadis ve tefsir sadeliğiyle, bir diğerine felsefî derinlikle anlatır,
– Bir soruyu sadece fetva olarak değil, gerekçesiyle, bağlamıyla, hikmetiyle açıklayan,
– Vaazdan sonra “soru sorulabilen”, “dert paylaşılabilen”, “mahremiyet içinde danışılabilen” bir format.
Yani vaaz, canlı, etkileşimli, kişisel ve çok katmanlı bir manevi atmosfere dönüşür.
İnsan dinlerken kaybolmaz; dinlerken, kendini bulur.
Kişiye Özel, Kişisel Hidayet Haritası Ne Demek?
İşte konunun en yönü burası.
Hidayet haritası demek:
İnsanın hayatında tökezlediği yerleri, tekrar eden zaaflarını, karakterindeki kırılma noktalarını, psikolojik iklimini, çevresel baskılarını, dijital bağımlılıklarını, öfke dilini, kıskançlıklarını, sabır gibi ahlakî yönlerini analiz edip, ona özel bir “manevî gelişim rotası” çizmek demek.
Nasıl spor koçu kişiye özel antrenman yazıyor…
Nasıl diyetisyen kişiye özel beslenme planı çıkarıyor…
Maneviyat koçu da kişiye özel terbiye planı çıkarır.
-Şu gün şu ayeti oku.
-Şu hafta şu konuyu derinleştir.
-Şu alışkanlığı kırmak için şu ibadeti düzenli yap.
– Şu ortam seni zayıflatıyor, dikkat et.
– Şu davranışın asıl kaynağı şurada.
– Bu ayın duygusal eşiği bu, hazırlığını yap.
Bu bir “kader yazımı” değil.
Bu, “nefsin haritasını gösteren bir ayna.”
İrade sende kalır.
Yapay zekânın görevi “yoldaki işaretleri görünür kılmasıdır.”
Niye Bu Kadar Büyük Bir Dönüşüm?
Çünkü insan artık “bilgiyle boğuluyor ama anlamla susuz.”
Sosyal medya, ekranlar, hız, gündem, öfke…
Zihin sürekli gürültü altında.
İşte dijital irşadın görevi:
“Gürültünün içinden insanın kalbine bir “sükût koridoru” açmak.
İşte bu durumda toplumun geneline değil, “tek tekher insana kişisel dokunmak.”
Bugüne kadar “tek düze” din anlatımı vardı.
Şimdi “her gönüle göre bir kapı” açılıyor.
Risk Nerede? Sınır Nerede?
Tabii ki, bu işin bir de kırmızı çizgisi var.
Yapay zekâ, dinin “kaynağı olamaz.”
Kaynak vahiydir, sünnettir, ilimdir.
Yapay zekâ ise bir araçtır.
– Hakikati icat etmez, “hakikate erişimi düzenler.”
– İçtihat makamı olmaz, “içtihatları görünür kılar.”
– Fetva üretmez, “fetva literatürünü tertip eder.”
– İnsanın yerine karar vermez, “insana daha bilinçli karar alanı açar.”
En kritik nokta:
Merhamet, niyet okuma, gönül okuma, halden anlama, dua ile taşınan ince bağ…
Bunlar algoritmanın değil, insanın alanı.
Yapay zekâ din hizmetini büyütür.
Ama kalbi insana bırakır.
Gelecek Tasviri
Yakın gelecekte bir insan düşünün:
Sabah namazına kalkmakta zorlanıyor.
Gün içinde öfkesini kontrol edemiyor.
Çocuğuyla dili sertleşmiş.
Eşiyle iletişimi kırılıyor.
İş stresinin altında eziliyor.
Dini bilgisi dağınık, aklı karışık.
Eskiden o insan, bu yükle yalnızdı.
Şimdi cebinde manevi bir rehber var.
Sakin bir sesle ona şunu diyor:
Bugün sabır eşiğin düşük.
Şu sohbeti 8 dakika dinle.
Şu ayeti oku.
Şu davranışını fark et.
Şu niyetle bir iyilik yap.
Akşam 3 dakikalık bir muhasebe yapalım.”
Bu insan dinle yeniden bağ kuruyor.
Daha doğrusu:
Din, o insanın hayatına yeniden bağ kuruyor.
Özet cümle şu:
Yapay zekâ çağında din, ekrandan öğrenilen bir bilgi olmaktan çıkıp, hayatın içine kişiye özel işleyen bir terbiyeye dönüşür.
“Robot imam” bilgiyi taşır.
Dijital vaaz anlamı derinleştirir.
Hidayet haritası insanı kendine getirir.
Saygılarımla
Taşkın Koçak
