CES’i yıllardır takip eden biriyseniz şunu bilirsiniz: Las Vegas her ocakta yeni ekranlar, daha ince cihazlar, biraz da “bakın biz geleceğiz” diyen konseptlerle dolar. Ama CES 2026’da vitrin değişti. Bu yılın mesajı, parlak ekranların arkasından değil, robotlardan geldi.
Robotlar artık “gelecek” değil. Bugün.
Hem de öyle, cam fanusun arkasında poz veren robotlar değil; evin eşiğine takılmayan, fabrikanın ritmine ayak uyduran, şantiyede risk hesaplayan robotlar.
Bu fuarın özeti tek cümleyle yapılacaksa şudur:
Yapay zekâ ekrandan çıktı, beden kazandı.
Evdeki en büyük sorun çözüldü: Robot artık “eşik” tanımıyor
Robot süpürgelerin yıllardır bir “ayıbı” vardı: Harika haritalar çıkarıyorlar, iyi temizliyorlar… ama merdiven gördüklerinde hikâye bitiyordu. CES 2026’da bu küçük görünen sorun, robotların gerçek hayata geçişindeki en büyük eşiklerden biri olarak sahneye taşındı.
Roborock Saros Rover tam da bunu hedef aldı: Merdiven çıkabilen, çok katlı evlerde “no-go zone” denen o ulaşılmaz alanları azaltmayı amaçlayan bir tasarım. Yani robotun “ben buraya gelemem” dediği yerler daralıyor; robot evin haritasını değil, evin coğrafyasını aşıyor.
Bu küçük bir mühendislik detayı gibi görünebilir. Değil.
Bu, şunu söylüyor: Robot artık evde “yardımcı cihaz” değil, evin içinde dolaşan bir varlık.
Atlas ile Robot “iş gücü” oluyor
Ev robotları bir yana… CES 2026’nın gerçek psikolojik eşiği insansı robotlarda yaşandı. Çünkü insansı robot demek, robotun insan dünyasında, insan için tasarlanmış alanlarda çalışması demek.
Boston Dynamics, yıllardır akrobatik videolarla tanıdığımız Atlas’ı bu kez “gerçek iş” vurgusuyla, üretime yaklaşan bir noktada sergiledi. Hatta şirketin hedefi, Atlas’ın Hyundai’nin Georgia’daki tesislerinde belirli görevleri üstlenmesi; robotun yeni bir işi 1–2 gün içinde öğrenebilmesi gibi çok somut bir kriter koyuyorlar. Bu, “vay ne güzel hareket ediyor”dan “tamam, bu üretim hattına giriyor”a geçiştir.
Şu an tam eşiğin üstündeyiz:
Robot artık şov değil, çalışan.
Caterpillar’ın hamlesi, robot çağının nereye gittiğini söylüyor
Robotik denince akla hâlâ ev içi cihazlar geliyor olabilir. Oysa CES 2026’nın bir başka çarpıcı yönü şuydu: ağır sanayi de bu işe girdi.
Caterpillar, Nvidia ile iş birliğini genişletip inşaat ekipmanlarına yapay zekâ ve otonomi taşıma planlarını anlattı; “Cat AI Assistant” gibi ses tabanlı yardımcılarla operatör deneyimini dönüştürme hedefini ortaya koydu. Bu şu demek: Robotik artık evdeki temizlikten ibaret değil; şantiyede, madende, lojistikte “insanın yaptığı işi” yeniden tanımlıyor.
Bu noktada mesele şu:
Robotları sevimli bulup bulmamak değil; ekonominin hangi katmanına yerleşecekleri.
NVIDIA ve çip cephesi: Robotun kası değil, beyni para ediyor
CES 2026’da ilginç bir kayma var: Robotun mekanik tasarımı kadar — belki de daha fazla — onun “beyni” konuşuluyor. Bu yüzden Nvidia, AMD, Intel, Qualcomm gibi çip oyuncularının duyuruları doğrudan robotik hikâyenin parçası hâline geliyor.
Çünkü robot dediğimiz şey artık şöyle çalışmıyor:
“Komut ver, yapsın.”
Şöyle çalışıyor:
“Gör, anla, risk hesapla, karar ver, uygula.”
Ve bu zincirin en pahalı, en stratejik halkası da işlem gücü ve yazılım altyapısı.
Samsung, LG, Lenovo… “gelecek form faktörü” derken aslında gelecek davranışı tarif ediyorlar
Bu yıl CES’te sadece robotlar yoktu; “insan teknolojiyle nasıl yaşar?” sorusuna verilen cevaplar da vardı. Örneğin The Verge’ün CES ödüllerinde Samsung’un Galaxy Z TriFold gibi katlanabilir tasarımlarının öne çıkarılması, cihaz formunun hâlâ yarış alanı olduğunu gösteriyor.
Ama asıl mesele şu: Bu form faktörleri, robotik dünyaya giden yolda bir ara istasyon gibi. Çünkü teknoloji, tekil cihazlardan çıkıp ekosisteme dönüşüyor. Evde robot süpürge, kapıda akıllı kilit, ekranda yapay zekâ, bulutta servis… Hepsi tek bir “düşünen sistemin” parçaları.
Zaten bu yüzden CES 2026’da “akıllı ev” ifadesi de yaşlanmış gibi duruyor.
Yeni kavram şu: düşünen ev.
En net işaret: “Best Robot” ödülü ve mesajın resmîleşmesi
Bazen fuarın ruhunu, jüri ödülleri daha net anlatır. The Verge’ün CES 2026 değerlendirmesinde “top robot” seçiminin Roborock Saros Rover gibi merdiven aşan bir ev robotuna gitmesi, “robot artık evin içine giriyor” mesajının bir trend değil, ana akım olduğunu gösteriyor.
Bu, artık küçük bir teknoloji merakı değil.
Bu, kitlesel bir dönüşüm.
Peki biz hazır mıyız?
Şimdi en zor kısma gelelim. CES 2026 bize robotların ne kadar akıllandığını, ne kadar çevikleştiğini, ne kadar “işe yarar” hâle geldiğini gösterdi. Ama fuar bize bir şey daha söyledi; belki de en önemlisi:
Robotlar hazır. Teknoloji hazır. Ekosistem hazır.
Peki biz?
Bir robot evin içinde dolaşırken, kamera/sensör/veri meselesini nereye koyacağız?
Bir insansı robot fabrikada hata yaptığında sorumluluğu kim üstlenecek?
Bir şantiyede otonomi devreye girdiğinde güvenlik standardını kim belirleyecek?
CES 2026 bu sorulara cevap vermedi. Ama şunu yaptı:
Bu soruları “gelecek”ten alıp bugüne taşıdı.
Benim bu fuardan çıkardığım tek net sonuç şu:
Robotlar geldi.
Biz hazır mıyız? Saygılarımla
Saygılarımla
Taşkın Koçak
